11 Aralık 2014 Perşembe

Ne İzledim#7: Çakallarla Dans3-Sıfır Sıkıntı


Merhaba balintolarrrrrrrrğğğğ=) Bugün sizlere bu hafta izlediğim bir filmden bahsedeceğim. "Çakallarla Dans" serisi zaten mükemmel iken buna gitmemek küfür oldurdu hani:)


Film 5 Aralık'ta çıktı ve bende 8 Aralıkta gittim. Ancak bugün yazabildim değerlendirmesini. Onun için başta özür dileyerek başlamak istiyorum.

Konu: (Beyazperde.com dan alıntı)
       
          Kayınço Gökhan, Del Piero Hikmet, Köfte Necmi ve Muhasebeci Servet ikinci filmde yaşadıkları deney kobaylığı tecrübesinden sonra hayatlarına “denetimli serbestlik” koşulu ile devam etmektedirler. Bu arada içinde yaşadıkları topluma ayak uydurmak için ‘grup terapisine’ giderler. Del Piero Hikmet, bir gün vapura bindiğinde hayatında belki de gördüğü en güzel kadın olan Mihriban ile karşılaşır. Hikmet hayatının kırılma anı olduğundan habersiz Mihriban’dan çok etkilenir. Üstelik Mihriban dilsizdir! “Yani kızın ağzı var, dili yoktur”. İki aşık her geçen gün kalp gözü ile anlaşır ve birbirlerine kayıtsızca aşık olur. Ömründe ilk kez bir kadının elini tuttuktan sonra Hikmet Mihriban ile evlenmeye kararlıdır. Fakat kızın annesi Cemile’nin, Hikmet’ten tek bir ricası olur: Kızının yeniden “Anne!” dediğini duymak Cemile’nin ölmeden önceki tek isteğidir. Öte yandan ameliyat için gereken para oldukça yüklü bir meblağdır ve ‘çakallıktan’ uzak durarak elde edilmesi çok da kolay değildir. Fakat bu kadar büyük bir iyilik için yapılacak çakallık, gerçekten ‘çakallıktan’ sayılır mı?
Yönetmenliğini yine Murat Şeker'in üstlendiği serinin üçüncü filminde, çakalların maceraları bu sefer Del Piero Hikmet’in öyküsüyle kaldığı yerden devam ediyor. Yapımcılığını Sugar Works ve Taff Pictures firmalarının ortak üstlendiği devam filminin başrolleri ise ilk iki filmde olduğu gibi Şevket Çoruh, İlker Ayrık, Timur Acar ve Murat Akkoyunlu yer alıyor. Filmin senaryosu ise Murat Şeker ile birlikte Ali Tanrıverdi'ye ait.

Allahım ya filmin konusunu okuyunca bile gülmeye başladım:)

Film gerçekten çok eğlenceliydi. 
Allahım o terapi bölümü ne komikti ya=) Hatırladıkça gülüyorum cidden:)) 
Hikmet'in aldatılması da beni çok üzdü yani:( 
Ya bi de bu adamları hiç anlamıyorum, bela gelip hep bunları buluyor o nedir ya:)) 
Gül gül kırıldım her repliklerinde resmen o derece komikti. 
Tek kötülüğü argo çokluğu.
Aynı zamanda Servet ve eşi de ayrı sapıktılar ya:)) Bulduğu her yerde... neyse siz anladınız işte=D
Ya o bu değil de film müziği mükemmeldiiiiiiiğğğğğğğğğğğ:=D bulup indiricem onu ya:) 
Yaaa bi' de Hakan Hepcan vardı aşqitoomm yaaaa:))
Haa bi' de bu filmden çıkıp arabaya bindiğimizde "HASTASIYIZ DEDEEEEEEĞĞĞĞ" diye caddeyi inlettim:)

Mutlaka izleyin. Süper eğlenceli bir filmdi..
Öptüüümmmmm:)))))


Mutlu kalın ve içinizdeki güzelliği şımartmayı unutmayınnnnnnnnnnn=)



İlginizi Çekebilir:

2 yorum:

  1. ya ahahah fragmana bile kahkahalar atmıştım kesinlikle gitmem lazımm özellikle bu yazıdan sonraa :))))) sevgileerr

    YanıtlaSil
  2. Ayyy kesinlikle gidilmeli öyle komik kiiiii:=))))) Hakan hepcan varken gitmemek küfür gibiydi amaaa=)))

    YanıtlaSil